17 Eylül 2012 Pazartesi

Allah bildi ve tövbenizi affetti!

Bakara -187:

"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın..."

Allah ramazanda eşlerine yaklaşanların tövbesini kabul ettiğini söylüyor. Tövbeden bahsedildiğine göre ortada günah olan bir davranış var. Zaten ayette ayrıca "affetti" diyor. Ramazanda eşlere yaklaşılmasının tövbe ve af gerektiren bir yasak olduğunu ilk koyan kim? o da Allah değil mi?

O zaman Allah bu yasağı ilk getirdiğinde bunun ilerde müminlerin kendilerine yapacakları bir zulüm olacağını bilmiyor muydu? Bunu zaman geçince yaşayarak görünce mi öğrendi de bu yasağı kaldırma gereği duydu?
geçmişi ve geleceği, herşeyi bilen bir allah zamana ve koşullara göre, deneme yanılma yöntemi kullanarak mı yasaklarını belirliyor?

Eğer allah ramazanda eşlere yaklaşılmasını yasaklarken bunun ilerde müminler için kendi kendilerine yapacakları bir zulüm olacağını bilseydi ve bu yasağı hiç koymasaydı, başından beri bunu helal kılsaydı Tanrısallığından çok şey mi kaybederdi?

Ya da hiç tövbeyi, affetmeyi sonradan işin içine katmadan en başından itibaren "Allah ramazan gecelerinde eşlerinize yaklaşmamanın sizin için zulüm olacağını biliyor. bu yüzden eşlerinize yaklaşmayı o gecelerde de helal kıldı." denseydi herşeyi bilen kudretine daha uygun bir söz söylenmiş olmaz mıydı?

Hayatta birşeyleri deneyip onun zorluğuna göre daha önce bildiklerini yaptıklarını değiştiren ancak bir insan olabilirdi. Bu ayetlerde açık bir şekilde Allah tıpkı bir insan gibi son gelinen koşullara göre hareket edip daha önce söylediğinden vaz geçmektedir. Allah'ın aslında daha doğrusu bir insan olarak peygamberin bu yaklaşımı; işçilerini günde 10 saat çalıştıran bir patronun iş verimliliğini düştüğünü görmesi sonucu çalışma saatini günlük 8 saate düşürmesi gibi birşeydir adeta.

(Yukardaki ayete benzer bir başka ayet:

Müzzemmil -20: (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun.....)

Ek:

Mevzuyu daha iyi kavrayabilmeniz için konuya bir kez daha sorular üzerinden yaklaşalım:

-Eğer Allah'ın gerekçesi kendisine inanaların imanını yoklamaksa ne diye ayetlerde "kendinize zulmettiğinizi, buna gücünüzün yetmeyeceğini bildim" diyor?

-Allah kendisine inananları kendilerine zulmetmelerini  ve güçlerinin yetmeyeceği şeyleri isteyerek mi sınıyor?

-Acaba Allahın ilk koyduğu yasağı kaldırma gerekçesi müminlerin imanını yoklamak mı yoksa onların gerçekten de fiziksel manada buna güçlerinin yetmediğini görmüş mü olmak?

-Madem ortada bir iman testi var, Allah müminlere yasağını ihlal ettikleri için hak vereceğine "bu yasaklar sizin imanınızı sınamak içindi" demesi gerekmez miydi?

-Peki hem yapamadığı için ona hak verip hem de onun tövbesini kabul etmek nasıl oluyor? hak verdiğin noktada zaten ortada tövbeyi gerektirecek bir durum kalmamış olur. İnsanları yapamamaları konusunda haklı gördüğünü söylüyorsan, demek ki bu insanlar ellerinden gelenleri yapmış veya yapmaya çalışmış, ortada affedilecek olan ne var o zaman? güçleri yetti de yapmadılar mı, kendilerine zulmetmediler de geri mi durdular?

Hiç bu kadar zorlamaya gerek yok bu ayetler şu basit gerçeği gözler önüne sermektedir; peygamber ilkin gece ibadet edilmesi ve ramazanda eşlerden uzak durulması gibi yasakları Allahın buyrukları olarak söylemiş veya aynen kabullenmişti. Yalnız bu iki konuda peygamberin çevresindeki kişilerden yoğun eleştriler gelmeye başlayınca peygamber deyim yerindeyse zorunlu olarak bu yasaklardan geri adım atmak zorunda kaldı. Peygamber de bu geri adımı tıpkı bir insan gibi düşünüp bu kişilere "hak vererek" ama bunu Allahın bir lütfuymuş gibi göstererek atmış oldu.

2 yorum:

  1. Hiçkimse@_kimsekim_ :

    İTİRAZ NOKTAN haksız..
    ALLAH(c.c) ayetleri 23 yıla yayıp, OLAYLARIN ve SORULARIN gelişmesi peşinden, "İHTİYACIN BELİRMESİNE göre" parça parça indirmekle; İNSANLARA ANLAMA ve KAVRAMA FIRSATI,hazmetme-özümseme imkanı verdi..

    TOPTAN "ANSİKLOPEDİ" gibi eline basılmış olarak verse bu kez;
    " NEDEN OLAYLARA GÖRE PARÇA PARÇA İNDİRİLMEDİ.
    ÖYLESİ DAHA DOĞRU OLURDU, kolay anlaşılırdı" diye eleştirirdiniz..
    Buradaki olayda da İNSANLAR, KENDİ SINIRLARINI ANLAYIP, başka konu ve zamanlarda da "AŞIRIYI TALEP ETMEMELERİ" konusunda eğitilmiş oldu..

    Şu unutulmasın ki KURALLARI ALLAH(c.c) KOYAR !..
    Dilediğinde de DİLEDİĞİ GİBİ KALDIRIR veya DEĞİŞTİRİR !
    Kimseye hesap vermez ve SORGULANAMAZ !..
    O' NU SINIRLAYABİLECEK TEK ŞEY KENDİSİDİR !..

    Hiçkimse@_kimsekim_

    YanıtlaSil
  2. Sayın gerceginizinde,

    a) ‘’Allah bildi ve tövbenizi affetti!
    şeklinde yapmış olduğunuz başlık bile yanlıştır !!! ALLAH tövbeyi nasıl affeder? Tövbe affedilir mi? Affedilen nedir?

    b) Bakara-187 ile Müzzemmil-20.ayetle ilgili göstermiş olduğunuz bu vb.bütün mevcut mealler maalesef hatalıdır,işte bazı ayetleri sorunlu gibi yapan da bu vb.hatalı meal ve yorumlardır.

    Şimdi aşağıda bunların doğru meallerini vererek,söz konusu yorum ve iddianızın mesnetsiz ve geçersiz olduğunu göreceğiz.

    Bakara-187.ayetin mealin doğru meali şöyledir.

    187-Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız/cinsellik/size helal kılınmıştır.Onlar,sizin için (fenalığa karşı koruyucu) bir elbise ve siz de onlar için (koruyucu) bir elbise gibisiniz/ birbiriniz için huzur kaynağısınız. Allah,sizin (oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmayı haram saymanız konusunda) nefsinize hainlik ettiğinizi BİLİYORDU.Oysa o size mağfiret ile yönelmiş ve (oruç geceleri için yasak koymayarak,) bu zorluğu üzerinizden kaldırmıştır.Şu halde artık (geceleri) onlara
    yaklaşın ve Allah'ın size takdir ettiğini dileyin....''
    ‘’şeklindedir’’

    1-Hangi ayete Ramazan ayının gecelerinde kadınlara cinsellik amacıyla yaklaşmanın haram olduğunu yazıyor ki, burada söz konusu hüküm kaldırılıyor? Öyle bir ayet var mıdır?

    2- Maide-96.ayete de aynen Bakara-187.ayette olduğu gibi yine (احل ) ‘’Uhılle’’ geçmiş edilgen fiil kipi kullanılmıştır.Peki burada Hac için ihrama girmemiş olanlara daha önce ‘’deniz avı ve ürünü ’’haram mıydı? Ki,böyle bir ifade kullanılmıştır?
    İşte Maide-96.ayetin Arapça (احل لكم صيد البحر )

    ‘’UHILLE LEKÜM ‘’ Size helal kılınmıştır….’’ Maide-96

    Maide-96: Deniz avı ve onu (ürünü) yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere HELAL KILINMIŞTIR. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'a/onun emirlerine karşı gelmekten sakının.

    Bakara-187.ayetin Arapça ayet ve meali de aşağıdadır.

    أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ الخ

    ‘’ UHILLE LEKÜM…’’ Size helal kılınmıştır….’’ Bakara-187 )

    Gerek Maide-96 ve gerekse Bakara-187.ayette geçen (أُحِلَّ لَكُمْ) ‘’UHILLE LEKÜM’’ arasında ne fark var? Eğer o iddianız geçerli ise,ihrama girmeden önce Maide-96.ayette de belirtilen hüküm (Deniz avının) haram olması da gerekirdi,peki insanlar ihrama girmeden deniz avı ve ürünü onlara haram mıydı? İşte Bakara-187.ayet ayet de böyledir.

    3-Yine tefsirler dede ifade edildiği gibi,oruç gecelerinde mü’minlere cinsel ilişkinin haram olmadığı,ama,Hıristiyanlarca oruç gecelerinde haram olduğundan bazıları da onlar gibi geceleri kadınlardan uzak kalıyordular,işte bu ayet böyle bir
    haramın söz konusu olmadığının mesajını veriyor.

    Müzzemmil -20.ayete gelince,yine bununla ilgili gösterdiğiniz meal hatalıdır.
    Bunun doğru meali ise aşağıdaki gibidir.

    Müzzemmil-20: (Resulüm!) Rabbin senin ve beraberindekilerin, gecenin (bazen) üçte ikisini yahut (bazen) yarısını, yahut (bazen) üçte birini namaz için uyanık geçirdiğini bilir. Gecenin ve gündüzün ölçüsünü koyan Allah, sizin (her zaman) bu vakitlerde kalkmaya güç yetiremiyeceğinizi biliyor ve size rahmetiyle yaklaşıp tevbenizi kabul ediyor. O halde kılacağınız namazda Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyun, kendinizi zorlamayın. Allah içinizden hastalar, Allah'ın lütfunu aramak/geçimini temin etmek için yola koyulanlar ve (saldırganlara karşı) Allah yolunda savaşa/savunma savaşına çıkanlar olacağını bilir. O halde gece namazından size kolay olacak kadarını kılın ve namazınızda da kolayınıza geleni okuyun. Diğer (beş vakit) namazlarınızda da devamlı ve dikkatli olun, farz olan zekatı (yoksul,muhtaç ve işsizlere) verin ve Allah'a gönül hoşluğu ile farz olandan/zekattan başka hayırlar ve infaklar da yapın...''

    İşte ayetlerin doğru meallerine göre sizin buradaki yorum ve
    iddialarınızın tümü anlamsız ve mesnetsiz olduğunu görüyoruz.
    Yani kur’an’ın bir hükmü ne değiştirilmiş,ne de kaldırılmıştır.

    Saygılar.

    YanıtlaSil